Etiketler

8/29/22

GURBET YAKAR ADAMI OĞLUM

 


  

 
Çok canımı yaktılar, diyemedim. Telefonun bir ucunda senin sesin diğer ucunda yanan ciğerim vardı. Sanki sen konuştukça Hüma kuşu kanatlanıp uçacak da bana kaf dağından su getirecek, bir nebze olsun ciğer yanığımı dindirecekti. Ne özledim seni ben yavrum! Kokun gelir diye bağrımda taşıdığım eski libasını afyon gibi çektim de çektim içime. Nedir bana bu zulüm, bilemedim gayrı.

    Hani insan demez mi ne oldu bizim Ayvaz'a hele. Garip mi kaldı, özledi mi, bir Allah'ın günü elini ayağını çekti mi soğuk sızdıran o küçük pencereden. Emmingil kurbanı çift kestiler bu bayram. Bense acaba yavrumun boğazından et geçmedi mi deyip oturdum ağladım. Gelmeyişine hali yoktur, parası yoktur, yol uzaktır dedim amma niye bir kere aramadın beni ha yavrum!

    Vardı ya senin ilkokulda saçını çektin deyi ağlamıştı bir sürü. Harman yerinde birlikte mısır yediniz diye babası dövmüştü Halime kızı. Ne çekti senin sevdandan küçükten beri. Sen hiç yüz vermedin ama o seni sevmekten bir türlü usanmamıştı, tıpkı benim gibi. Sen kızıp gitmeseydin buralardan belki bende toruna tombalağa karışmıştım çoktan. En son geçen yıl konuştuk seninle. Beni bekleme ana, o topraklara bir daha dönmem dedin. Peki niye anacım yanıma gel demedin? Benden geçtin, babanı garip bıraktın, Semiha'ya arada kız cadı derdin de kızardım. Kız küstü artık, tekerini döndüren de yok ki kapının önünde tozurta tozurta. Hepimizi geçtin de şu biçare aşığını niye bıraktın? Kız seni tam beş sene bekledi. Geleni oldu, gideni oldu da yüz vermedi zavallı. En sonunda karılar bu dula çıkmıştır dediler de kıza iftira attılar. Kız dayanamadı bütün bunlara çegillerin ordaki köprüden atacaktı kendini. Jandarma görmüşte çekmiş almış kızı oracıktan. Sonra duydum jandarmanın biriyle evlenip gitmiiş sessiz sedasız. Geçen gün elime bir kağıt geçmişti, lüzumsuz diye yakacaktım sobada. Oysa sen yollamışsın da baban kızmış, buruşturmuş, atmış ortaya. Açtım ki neler neler yazmışsın:

"Anacım, Babacım ve Küçük Cadı,

    Uzun zamandır yazmadım, merak ettiniz biliyorum. Arayamadım da... Ama ne siz sorun ne de ben söyleyeyim olanları. Kimse beni döner diye beklemesin. Beklememiştir zaten. Ben burada Numan Abinin yanındayım. Yaptığımız işleri ne sen sor ne ben söyleyeyim. Bu işler bitmez, benim akıbetimi, selametimi de düşünmeyin. Küçük Cadı'ya selam. Beni  aradığında dedin ya ana gurbet yakar adamı oğlum, yandım ana. Hem de çok yandım. Benim ateşim bir daha sönmez ama sen ağlama. Benden ümidi bırakırsan belki rahat yaşarsın.

Yanmış Oğlun'dan

Allah'a emanet..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuma Alışkanlığı: Zihin Açıcı Bir Yolculuk

  Okuma alışkanlığı, bireylerin dünyayı algılayışını derinleştirir ve hayal gücünü besler. Günümüzün hızlı tempolu yaşamında kitap okumak, b...